karalamalar

blog'a geri dön

7 yorum var - 16 Mayıs 2008 20:35

Özlemle yolunu gözlediğim Tunceli... Ne kadar geç gelirsem o kadar iyi sana belki de... Yaşamalıyım burayı. Taşra ödül olmalısın!

Beni tüm yanlışlarımla kabullenmelisin. Hayır, yetmez bu kadar, daha fazlası olmalı; hayata, kendime, diğerlerine daha fazla hata yapmalıyım... İyiliklerimi sana saklıyorum.

Yalnız aşkı yaşıyorum burada tüm tadıyla alıyorum onu içime. Sevmeyi, özlemeyi, vazgeçilmezliği buraya ait dertleri ya da mutlulukları burada yaşamalıyım. Orada özlem yok. Özlemeyeceğim zaman geleceğim sana... Fazla uzun sürmeyecek merak etme... Bekle beni doğu... Tunceli bekle.

Tükettiğimde, yeniden doğmaya, saflığına lekesizliğine geleceğim elbet... Senin rüzgârın kurağın taşınla yoğrulacak bu beden, güneşin kavuracak tenimi... Hayata yeniden başlamak için tek şansımsın. Sevgilim bile olmayacak biliyor musun?

Seni öylesine düşlüyorum ki. Buradan kalmış tüm acıları almalısın benden. Sana kötülük bırakmıyorum. Tüketeceğim hepsini burada söz veriyorum. Senden tek beklediğim kirlenmemişliğimi fark ettir bana. Ruhumu temizle...

Kim ki benden daha çok ümit beslemiş sana? Saflığınla bekle beni, ben burada iyiliklerden ne kadar sırlıyorsam buraya insanlarına uyum sağlamak adına(!) sen de bir o kadar arın kötülüklerden. Sabırla bekliyorum o günü; Mardin, beklemelisin beni… Kiliselerine değil kadınlarına geliyorum. Elleri toprak kokan kadınların, kirli yüzü toza bulanmış çocuklarına.

Kilis; yok aramızda iletişim. Seni geldiğimde tadacağım. Suriye’ye nispet yapacağız.
Dersim'i özlememem gerek burada aklımdan bile geçirmemeliyim. Pülümür ya da Hozat… Geldiğimde Kürtçe’yi de biliyor olacağım. Sizinle de konuşacağım. Devreşcemal için Zaza'ca bir de... Taçkireg'te de öyleymiş ya yeni öğreniyorum. Ezberleyeceğim hepinizi orada.

Bavulumda buraya ait hiçbirşey olmayacak bilir misin? ha belki yüreğimde bir sevda... Onu da çok görme bana. Kahvelerinde teni kavruk, yaşlı insanlarınla konuşacak maziden bir şeyler kalmış olmalı söylenecek, sevda adına bir kaç söz…

Şimdilik bu kadar senin için… Haritamın sağ kalbimin sol yanına benden selam olsun!

Bekle beni saflığınla…

kalbimin doğusu şimdilik -- sürgün iklimlerimiz -- haritasızlığımız -- Tarihin en memnu cografyası -- Munzur'dan Zél dağına bir ömür yürüyoruz -- kuşlarımızda zaza klamları - kürt stranları türkçe Gulbank'lar ---
hani neredeyse kalbimiz çıkacak yerinden bir kenti kuşatacak bin kederle --
Dağlar Dersim içinde------------

kuslarinsuwarisi  16 Mayıs 2008 20:41  

Haykırdım
Bırakın beni
Arkama dönüpte bakamadım bile
Çekin çirkin ellerinizi üstümden
Çekmediler
İyice sıktılar ellerimi
Gözlerim , mil çekseydiler keşke
Acısını çekerdim sadece
Şimdi
Ayrılığın
Toprağıma vedanın hüznünü yaşıyorum
Bırakın haykırayım
Açın şu ağzımı
Çekin ellerinizi üstümden
Kulaklarım duyuyor hala
Her adımım
Sesini duydum yine
Ayağım deydi sana toprağım
Yani bir daha göremiyecekmiyim seni
Göklere selam veren dağlarını
Toprağını biçmiş derelerini
Kardeşe ağıt pepuk
Bir daha duymayacakmıyım sesini
Pepuk kuşu ağla
Birde benim için ağla
Birde bana ağıt yak
Hoşçakalın

Hoşçakal Dersim
Ama unutma
Yüreği acıyla dolmuş toprağıma
Uğruna ağıtlar yakılmış sana
Sevdaya , sevgiliye hasret yiğitlerine
Elbet yolum çevrilir
Bekle yollarımı pepuk kuşu
Ezik durma artık halkım
Aç kollarını barışa dersim

idareci  20 Mayıs 2008 13:17  

"Bekle yollarımı pepuk kuşu
Ezik durma artık halkım
Aç kollarını barışa Dersim"

güzel dilekler...benimkiler kadar içten :)

VaLentinE96  20 Mayıs 2008 13:30  

dönmezsin sen

Caucasian  25 Mayıs 2008 05:19  

dönmemek üzere gideceğim.

VaLentinE96  25 Mayıs 2008 20:29  

bilmem ben öyle hissettim

Caucasian  25 Mayıs 2008 20:31  

doğru hissetmişsin :)

VaLentinE96  26 Mayıs 2008 00:00  
bu yazıya puanı basanlar: