karalamalar

blog'a geri dön

4 yorum var - 06 Nisan 2008 21:29

kendimi kovaladım hep..belki yakalasam tutsam sırtımdan, sadece sarılıp kalacağım kendime öylece, baş başa..saatlerce.ama yapamadım..kendimi bile içten saramadım bir kez olsun..yetişemedim hayallerin ördüğü umutlarıma,hepsi kendiliğinden çıkıverdi içimden, bense yalnız uzaktan izlemekle yetinebildim tüm olan biteni..müdahale hakkı verilmedi.

şimdi karamsar zamanlar bekliyor hüzünle sonlanmış umutlarımın ardını,umutsuzluğa atıyorum adımlarımı..

belki hiçbir şey hatırlamamaktı en güzeli.bilinçaltının nimetlerinden faydalanmak..

yazdıklarımı yırtıp atmalıyım yine..giden parçalarımdan vazgeçmeliyim...bir daha benim olmayacaklar..kırık artık aynam, yarım kaldım karanlık gecede..güneşi görüyorum,ama gölgem de gitmiş,

sabah..büyüyorum.

yakalamaya çalıştığım ben çoktan gitmiş, uzak..artık eve dönmeliyim.oyun bitti.gece de..

Beni eve götürür müsün? bir de kahve...uykum gelmiş.

bu bir ışık yansıması. ışığın yanıp sarılması sıradan bir yalana. sen dur diyor hayat. çekil kenara. her çocuğu elinden tutup yürüteceğiz taş sokaklara. her gece buruşturup atacağız. biz; hayat ve ölüm. oysa hep farklı sayardık degil mi ?
her sabah, pamuk saclı bir ninenin agrıyan dizlerinden acıyor gözlerini bir kadın. bir rüyanın tadı agzında yapışan. dudaklarında kuruyan bir yanılgının kreması. ölürcesine acıyor sonra dudakları. bir cocukluk büyütüyor kadının teki bahcede. gururlanıyor onu dönüştürdüğüne. oysa öldürdüğünü bilse, bir fincan siyanürü silmez miydi toprağına? her sabah... seni ellerinden tutup götüreceğim. eve degil bu sefer. boyalı parklara. ıslak bir kırmızıya boyanmalı giysi. bir uyarı lambası gibi çakmalı hayat ögle vakti kafatasına büyük harflerle yazılı bir bildiriyi. cocukları büyütüyorlar. gururla yapıyorlar bunu. büyüme sakın sen. geceleri uyuma. tut elinden yürüt sabaha.bir ileri bir geri...

bou bou  09 Nisan 2008 00:24  

parklara götür beni..boya kırmızı..

beni yalnızca kırmızılar boyasın.sakın kızma büyürken denememe kırmızının her tonunu...ıslanmalıyım kırmızıyla..uzaktan gözleme beni..ben salıncakta ayakta duruyorsam düştüğünde canı yanacak olan benim..sakın bana bakma..kontrol edildiğimi hissetmemeliyim..kara calma kırmızı lekelerime..ben onlarla mutluyum.
isteme benden büyümemi artık..anlamadın mı he? ben hep cocuğum..elimden tut yeter..kırmızılara bula..ama calma benden bekaretimi..

gece, beni büyütmeye calışma...kırmızılarımı aldın.bir kaç saatlik dokunulmamışlığımı çalma..

VaLentinE96  09 Nisan 2008 00:51  

korkma,acımayacak dedim
bırak ellerini rengin aşkına
pembeden geçmeyen bir kırmızı
bir kaşığın kesme özleminden de aciz

oysa bir kaşık kırmızı
keser gibi bir kadının gerdanını
pahalı bir mücevhermişcesine

ellerini tutarsam ellerimde kalır ellerin
kırmızın sana kalsın
kanat ellerini
bana ağlamak kalsın.

Belki bir geri dönüşe uyanırsın bir gün
Kırmızıyı yıkar pembe yaparız sabaha karşı…

bou bou  09 Nisan 2008 01:03  

gerdanımın kesilmişliğinden aktı içime kırmızı..

tuttu elimi kadın..sabaha cıktı kırmızılar..güneşin rengi acıktı göz kamaştırıyor artık..kırmızı gecedeki gibi değil..
kadınımın yüzü gibi solgun..pembeye döndü kırmızım..

ah umay, aşklarıma kadın! orospu etmişler kırmızıyı dedin..pembe bile ettiler şimdi..kadınlığımızın da icine...

ve bitermiş gece..güneşle pembe olan kırmızı uyudu bu kez..

VaLentinE96  09 Nisan 2008 01:15  
bu yazıya puanı basanlar: